Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirmede Yeni Düzenleme Öğretmenlerin Aile Birliğini Tehdit Ediyor
Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirmede Yeni Düzenleme Öğretmenlerin Aile Birliğini Tehdit Ediyor(19-07-2010)
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan “2010 Yılı Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Klavuzu”, çok ciddi bir hak ihlali içermektedir. Yeni yayınlanan kılavuzda özre bağlı iller arası yer değiştirmek isteyenlerin 25 eğitim kurumunu tercih edeceği, tercih ettikleri eğitim kurumlarına atanmadıkları taktirde aynı ilde boş kalan diğer eğitim kurumlarına atanmak için 26. tercihi işaretleyebilecekleri belirtilmektedir. Bu ifade, özre bağlı yer değiştirmelerde ancak norm kadro açığı varsa yer değiştirme işleminin yapılabileceği anlamına gelmektedir. Söz konusu kılavuzla birlikte önceden var olan “il emri” uygulamasına son verilmiştir. İl emri uygulamasında hizmet puanıyla özür durumunda atanmak istediği ilde herhangi bir kuruma yerleşemeyen öğretmenler, il emriyle var olan veya daha sonra oluşacak boş kadrolara atanıyordu. İl emri uygulamasına son verilmesi ile öğretmenlerin aile birliği tehdit altına girmiştir. Çünkü kılavuzda öngörülen düzenlemeye göre çoğu öğretmen ailesinden ayrı yaşamak zorunda bırakılacaktır. Bu ise Anayasa tarafından güvenceye alınmış bir hakkın ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Çünkü sağlık ve eş durumu özrüne bağlı yer değiştirmelerde norm kadro açığı koşulunun aranması düzenlemesi, Anayasa’nın “kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesi ile “ailenin korunması” başlıklı 41. maddesi bir arada değerlendirildiğinde bu maddelere aykırılık oluşturmaktadır. Yeni düzenleme ailenin bir arada olmasını esas almamakta, parçalanmasına kayıtsız kalmaktadır. Personel Genel Müdürlüğünün bu konudaki kayıtsızlığının göstergelerinden birisi de kılavuzda eş ve sağlık durumu özründen yer değiştirme isteyecek öğretmenlere, norm kadro açığı olmaması durumunda bir sonraki yer değiştirme dönemini beklemeleri veya aylıksız izinli sayılma talebinde bulunmalarının tavsiye edilmiş olmasıdır. Bir çok ilde mevcut öğretmen açıklarının ücretli öğretmenlerle giderilmeye çalışıldığı çok iyi bilinmektedir. Kadrolu öğretmen atamak yerine ücretli öğretmen istihdam etmenin, artık bir istisna olmaktan çıktığı ve kamuda hayata geçirilmeye çalışılan güvencesiz çalıştırma uygulamasının bir parçası olduğu açıktır. Öğretmen açıkları ücretli istihdamla doldurulurken, kadrolu öğretmenlere de norm kadro uygulamasından hareketle aylıksız izinli sayılmaları önerilmektedir. Söz konusu düzenleme hem aile bütünlüğü açısından Anayasal bir hakkın ihlali anlamına gelmekte ve hem de kamuda esnek istihdamın ve gelir güvencesinden yoksunluğun artmasına hizmet etmektedir. Eğitim Sen olarak bu yanlıştan dönülmesi çağrısında bulunuyor ve eğitim emekçilerinin haklarını savunmak için yargı yoluna başvurmak dahil örgütlü gücümüzü kullanacağımızı bildiriyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan “2010 Yılı Öğretmenlerin Özür Durumuna Bağlı Yer Değiştirme Klavuzu”, çok ciddi bir hak ihlali içermektedir. Yeni yayınlanan kılavuzda özre bağlı iller arası yer değiştirmek isteyenlerin 25 eğitim kurumunu tercih edeceği, tercih ettikleri eğitim kurumlarına atanmadıkları taktirde aynı ilde boş kalan diğer eğitim kurumlarına atanmak için 26. tercihi işaretleyebilecekleri belirtilmektedir. Bu ifade, özre bağlı yer değiştirmelerde ancak norm kadro açığı varsa yer değiştirme işleminin yapılabileceği anlamına gelmektedir. Söz konusu kılavuzla birlikte önceden var olan “il emri” uygulamasına son verilmiştir. İl emri uygulamasında hizmet puanıyla özür durumunda atanmak istediği ilde herhangi bir kuruma yerleşemeyen öğretmenler, il emriyle var olan veya daha sonra oluşacak boş kadrolara atanıyordu. İl emri uygulamasına son verilmesi ile öğretmenlerin aile birliği tehdit altına girmiştir. Çünkü kılavuzda öngörülen düzenlemeye göre çoğu öğretmen ailesinden ayrı yaşamak zorunda bırakılacaktır. Bu ise Anayasa tarafından güvenceye alınmış bir hakkın ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Çünkü sağlık ve eş durumu özrüne bağlı yer değiştirmelerde norm kadro açığı koşulunun aranması düzenlemesi, Anayasa’nın “kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesi ile “ailenin korunması” başlıklı 41. maddesi bir arada değerlendirildiğinde bu maddelere aykırılık oluşturmaktadır. Yeni düzenleme ailenin bir arada olmasını esas almamakta, parçalanmasına kayıtsız kalmaktadır. Personel Genel Müdürlüğünün bu konudaki kayıtsızlığının göstergelerinden birisi de kılavuzda eş ve sağlık durumu özründen yer değiştirme isteyecek öğretmenlere, norm kadro açığı olmaması durumunda bir sonraki yer değiştirme dönemini beklemeleri veya aylıksız izinli sayılma talebinde bulunmalarının tavsiye edilmiş olmasıdır. Bir çok ilde mevcut öğretmen açıklarının ücretli öğretmenlerle giderilmeye çalışıldığı çok iyi bilinmektedir. Kadrolu öğretmen atamak yerine ücretli öğretmen istihdam etmenin, artık bir istisna olmaktan çıktığı ve kamuda hayata geçirilmeye çalışılan güvencesiz çalıştırma uygulamasının bir parçası olduğu açıktır. Öğretmen açıkları ücretli istihdamla doldurulurken, kadrolu öğretmenlere de norm kadro uygulamasından hareketle aylıksız izinli sayılmaları önerilmektedir. Söz konusu düzenleme hem aile bütünlüğü açısından Anayasal bir hakkın ihlali anlamına gelmekte ve hem de kamuda esnek istihdamın ve gelir güvencesinden yoksunluğun artmasına hizmet etmektedir. Eğitim Sen olarak bu yanlıştan dönülmesi çağrısında bulunuyor ve eğitim emekçilerinin haklarını savunmak için yargı yoluna başvurmak dahil örgütlü gücümüzü kullanacağımızı bildiriyoruz.





Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.