26 MAYIS GENEL GREVİNİN HAKLI TALEPLERİ VAR!
26 MAYIS GENEL GREVİNİN HAKLI TALEPLERİ VAR!
Türkiye'de özelleştirmeler, işsizlik, yoksulluk, güvencesiz çalışma gibi sorunlar topladığında 26 Mayıs'ta greve çıkmak ve eylemi örgütlemek "en doğal, en meşru hakkımızdır. İktidarın bu demokratik tepkiyi, bu grevi, bu eylem kararını dikkate alması gerekmektedir. 4 konfederasyonun birlikte aldığı bu kararın birlikte göğüslemesi gereklidir. Eylemi birlikte gerçekleştirmek önemlidir. Bunu gerçekleştirebildiğimiz takdirde Türkiye'deki emek hareketi açısından tarihe bir dipnot düşülecektir. Emekçiler bir kez daha 26 Mayıs'ta seslerini yükseltmiş olacaktır.
İŞSİZLER, YOKSULLAR HERKES 26 MAYIS'TA ALANA ÇIKMALI
İŞSİZLER, YOKSULLAR HERKES 26 MAYIS'TA ALANA ÇIKMALI
İşsizlerin yoksulların kamuoyu duyarlılığı ile alana çıkması gerekir. Çünkü şu anda sadece kamu çalışanlarının, üyelerimizin taleplerini ifade etmiyoruz. Dile getirdiklerimiz toplumsal talepler; emeklisi, işsizi, part- time çalışanı, güvencesiz çalışanı 4/C' ye mahkum edilen herkesin bu genel eyleme dahil olması lazım. Üretim sürecinde bulunanların grev yaparak, üretim sürecinde olmayanların sokağa çıkarak genel greve dahil olmalı. Emekçiler kendi gündemlerini kendileri yaratmak durumundadır. Çünkü gerçek gündem çalışanların, üretim sürecinde olanların gündemidir, bizim taleplerimizdir. Gerçek gündemi ancak böyle eylemlerle yakalayabiliriz. Esas gündem emekçilerin ve siyasetin emekçilerin sorununu çözmediği gündemdir. Eylemin amacı budur. Emekçilerin birleşik mücadelesini çok önemsiyoruz. Taleplerimiz ortaklaştığı sürece mücadele anlayışında buluştuğumuz sürece hak alma mücadelesinde özellikle işyerlerinde sendika ayrımı yapmaksızın emekçilerin ortak mücadelesini hep savunduk; bu sendikal stratejidir. Yeter ki işyerlerinde sendika üyesi olan olmayan kim varsa mücadeleyi ortaklaştırmamız esastır.
GÜVENCESİZ ÇALIŞMA İNSAN HAKKI TEHDİDİDİR.
GÜVENCESİZ ÇALIŞMA İNSAN HAKKI TEHDİDİDİR.
Güvencesiz çalışma bir insan hakkı tehdidi oluşturmaktadır. Bütün insanların güvenceli, kadrolu çalışma hakkının teslim edilmesini istiyoruz. Ortak aldığımız kararların sonuna kadar arkasında olacağız. Tek başımıza kalsak ta bu eylemi gerçekleştireceğiz. İşsizliği Türkiye'nin en temel sorunlarından biri olarak görüyoruz. Resmi rakamların iki katı işsizlik vardır. Kriz sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda yönetilmektedir. Milyonlarca insan işsiz kaldı. Ucuz emek piyasası yaratabilmek için güvencesiz çalıştırmayı kurallı ve sistematik hale getirdiler. Yasal boşlukları siyasetle doldurmaya çalışıyorlar. İş güvencesi tamamen ortadan kaldırılmak istenmektedir. 4/C-4/B uygulaması böyle devreye girmiştir. Ttoplumun geleceği ile ilgili özellikle çalışanlar açısından ciddi kaygılar oluşturmaktadır.
TEKEL İŞÇÇİLERİNİN EYLEMİ 4/C'Yİ DAHA ANLAŞILIR HALE GETİRDİ
TEKEL İŞÇÇİLERİNİN EYLEMİ 4/C'Yİ DAHA ANLAŞILIR HALE GETİRDİ
Kaygılarımız giderek derinleşmektedir. 4/C TEKEL işçilerinin eyleminden dolayı çok daha anlaşılır hale gelmiştir.
Gelir dağılımındaki adaletsizlik büyüyor, her geçen gün insanlar yoksullaşıyor, kamusal hizmetler niteliğini kaybediyor. Taşeron firmalar daha niteliksiz hizmet üretiyor. Bunun sonucunda da bebek ölümleri dahil bir çok sorun karşımıza çıkıyor. Eğitim paralı, hastaneler hale getirilmiş. Bu niteliksiz hizmet orada çalışanların canına da mal oluyor. Bugün Zonguldak'ta maden işçileri meselesinde daha önce Balıkesir, Bursa'da gerçekleşen kazalara karşı bir türlü önlem alınamıyor. 21. yüzyılda teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde metan gazının ölçümleri yapılamıyor. İnsanların iş güvenliği sağlanamıyor. Yapılan denetimler sonuç vermiyor. 'İyi' diye raporlar yazılıyor, olaylar patladıktan sonra insanlar hayatlarını kaybediyor.
Taşeron firmaların ucuz iş gücü sağlayabilmek için çalışanların ücretlerinden kısmakta, maliyetleri düşürmek için iş güvenliğini asgariye indirmektedir. Bunun sonucunda insanlar ölüyor, insan hayatı bu kadar ucuz! İşsizliğin, güvencesiz çalışmanın sorumluluğu insanlarda değil sistemdedir. Mücadele edilmeden hiçbir kazanım elde edilemez.
Yoksulların, işsizlerin, şu anda bulundukları durum onlardan kaynaklanmıyor, insan işsizse, güvencesiz çalışmaya mahkum edilmişse suçlusu kendisi değildir. Devletin bütün yurttaşlarına iş bulma, istihdam alanları açma sorumluluğu vardır. Devlet yurttaşlarının geleceğini güvence altına alacak sosyal güvenlik sistemi oluşturmak zorundadır. Bu ülkenin yurttaşları yaşamını sürdürebilecek bir gelir hakkına sahiptir. Bu haklar mücadeleyle alınabilir, kimse bunları vermez, sendika olarak biz de bu olanağı ortaya koyuyoruz. Onların mücadele etmesinin olanaklarını yaratıyoruz, bir arada olursak, birlikte olursak kazanabiliriz. Sorumlu sistemdir, bu sistemin değişebileceği, dönüşebileceği toplumsal bir haklılık zemini vardır. Bu tür eylemlerin birikimleri üzerinden sistemler değişir, aksi takdirde var olanı kabullenmek boyun eğmek baştan kaybetmek demektir.
Biz bu şiarla 26 Mayıs’ ta GREV’de olacağız. Tüm çalışanları, esnafımızı, halkımızı bu Greve katılmaya davet ediyoruz.
Servet KAVUKOĞLU
Servet KAVUKOĞLU
KESK Dönem Sözcüsü




