Joomla ServiceBest Web HostingWeb Hosting

Tekel İşçileri İle Dayanışma

İŞİMİZ, İŞYERİMİZ, EKMEĞİMİZ İÇİN 4 ÅžUBAT’ta GREVDEYİZ! 

Günümüz Türkiye’si sermaye için dikensiz bir gül bahçesine çevrilmiştir. Neo-liberal politikalara sıkı sıkıya sarılmış Hükümetler tarafından 30 yılı aşan bir süredir bu ülkede sermayenin her istediği anında ve fazlasıyla yapılırken, emekçilerin en temel ve insani talepleri sistemli bir şekilde bastırılmış, hakları gasp edilmiştir. AKP iktidarı emekçilere yönelik bu çok yönlü kuşatmanın son, fakat en kararlı temsilcisi olarak bu politikalarda ısrar ediyor.

Bu politikaların özü üç temel ayak üzerinde yükseliyor. Birincisi kamu alanının, bütün yurttaşlara ait olan değerlerin piyasa güçlerine terk edilmesi, en temel insan ihtiyaçlarının dahi bir kâr alanı haline getirilmesi: AKP özelleştirmede şampiyondur.

İkincisi 12 Eylül artığı bir Anayasa’nın gölgesinde yurttaÅŸlarını en temel haklardan mahrum bırakan, öteleyen, dinsel, inanca dayalı ya da etnik kimliklerini tanımayarak onları dışlayan otoriter devlet anlayışı: AKP baskıda, gözaltılarda, kitle gösterilerine yönelik ÅŸiddette ÅŸampiyondur. 

Üçüncüsü örgütlenerek, birleÅŸerek kendi çıkarları için bu gidiÅŸata dur diyebilecek, hak gaspları karşısında sesini yükseltecek, sermayenin karşısında emeÄŸin onurunu savunacak emekçilerin istihdam politikaları yoluyla bölünmesi, emekçilerin farklı statülerle farklılaÅŸtırılması, böylelikle işçi-memur, kadrolu işçi-taÅŸeron işçisi, sözleÅŸmeli, 4/C’li, 4/B’li  adı altında parçalanmış emekçilerin örgütsüzleÅŸmesi, etkisizleÅŸtirilmesi, eÅŸit iÅŸe eÅŸit ücret ilkesinin ayaklar altına alınması. AKP kuralsız istihdam alanında da ÅŸampiyondur.

 4/C statüsü tamamen özelleÅŸtirme mantığının ürünüdür. AKP kârlı kamu iÅŸletmelerini yok pahasına sermayeye aktarırken bu iÅŸletmeleri kârlı hale getiren, etiyle, kanıyla, diÅŸiyle tırnağıyla bu iÅŸletmelerin her bir tuÄŸlasında, makinesinde hakkı bulunan emekçileri de sokaÄŸa bırakmak, açlığa ve sefalete mahkûm etmeye kararlıdır.

 

Bunun en son somut örneği Tekel işçilerinin durumudur. Bugün Ankara’da sürmekte olan Tekel işçileri direnişi bu noktada Türkiye’nin bütün emekçileri için önemli bir sınav niteliği kazanmıştır. Hamasi sloganların ötesinde bir gerçek olarak ifade edilecek olursa bugün tüm emekçilerin yüreği Tekel işçileri için atmakta, umutları, talepleri Tekel direnişinde somutlanmaktadır. Tekel direnişi emekçiler için bir nirengi noktasıdır. Direnişin kaybedilmesinin sonuçları bütün emekçiler için ağır olacaktır. Direnişin kazanılması durumunda ise aynı 25 Kasım Grevinde yaşandığı gibi, emekçiler için daha aydınlık, daha demokratik bir Türkiye umudu güçlenecektir. Bu nedenle emek güçlerinin her hangi birinin bu direnişi hafifsemeye hakkı yoktur.

DİSK ve KESK’in çağrısıyla bir araya gelen 6 Konfederasyonun toplantısı sonucunda Hükümete sorunu çözmesi için 26 Ocak’a kadar mühlet verildi. Bu süre içerisinde sorunun çözülmemesi durumunda dayanışma grevi yapılacağı vurgulandı. Siyasi iktidar bu çağrıyı savsakladı. Yeni bir randevu vererek soğukta ekmek ve demokrasi mücadelesi veren Tekel emekçilerini 1 hafta oyaladı. Bu bir haftanın sonunda işçilere yine 4/C’yi dayatabileceğini sandı.

Siyasi iktidar Tekel işçilerini pervasızca kapının önüne koyabileceÄŸini, kimsenin onlara sahip çıkmayacağını düşünerek bu adımı attı. Tekel işçileri yıllardır süren bu karanlığa karşı bir meÅŸale yaktılar. Bu meÅŸalenin sönmesine izin vermeyeceÄŸiz. Emekçilerin kararlılığını 3 Åžubat ÇarÅŸamba günü, 1 günlük dayanışma greviyle bir kez daha göstereceÄŸiz. 

Emek, Barış  ve Demokrasi Mücadelesini YükselteceÄŸiz!

manset

          

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Şuan Bağlı
Yok
Hatay Haritası

hatay

Haberlere Abone Ol







Türkiye Otoyol Haritası
Otoyol