26 MAYIS’TA TALEPLERİMİZ İÇİN GREVDEYİZ!
Yaşama dair güzel haberler beklerken her yeni güne başladığımızda aldığımız üzücü haberler ile sarsıldığımız günler yaşamaktayız. Daha çok kar hırsı, istedikleri sistemi sürdürme arzusu emperyalistlerin saldırılarının dozunu artırmalarına neden olmaktadır.
18 Mayıs günü Türkiye bir kez daha bir iş cinayeti ile sarsılmıştır. Serbest piyasa, kuralsız çalışma, aşırı kar hırsı, artan işsizlik, kapitalizmin bitmek bilmez kar hırsı işçileri canından etmeye devam etmektedir. Zonguldak’ta geçtiğimiz günlerde yaşanan grizu patlaması sonucu 30 işçi iş cinayetine kurban edilmiştir. Bu ilk değildir. Son olacağına dair de bir emare bulunmamaktadır.
Aç ve işsiz insanların çaresizliğinden yararlanarak emek sömürüsüne ve ölümlerine yol veren her türlü düzenleme iptal edilmeli ve iş cinayetlerinin önüne mutlaka geçilmelidir.
Başta işçi aileleri olmak üzere tüm maden işçilerine, emekçilere, halkımıza baş sağlığı diliyoruz.
Diğer yandan, 11 Mayıs gecesi Muğla’da yaşanan provakatif saldırılar sonucu silahla vurulan 21 yaşındaki Muğla Üniversitesi öğrencisi Şerzan Kurt ne yazık ki yaşam mücadelesinde yenik düşmüştür. 19 Mayıs günü beyin ölümü gerçekleşen Şerzan Kurt’un ölümüne yol açan kurşunun kimin silahından çıktığına yönelik sorulara yetkililerce hala netlik kazandırılamamıştır.
Kendisinden başka hiçbir kimliğe, ideolojiye yaşama hakkı tanımak istemeyen bir zihniyetin ve siyasal tarihimizden de çok iyi tanıdığımız aktörlerin kirli ellerinin Kurt’a yönelen kurşunun arkasında olduğu açıktır. Yaşadığımız bu acı olaydan sorumlu olanlar derhal bulunmalı ve bu cinayetin arka planı aydınlatılmalıdır.
Şerzan Kurt’un ailesinin acısını en içten duygularımızla paylaşıyoruz. Toplumsal barışın sağlanabilmesi adına üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getireceğimiz ve Şerzan Kurt’un katilleri ortaya çıkarılıncaya kadar bu olayın takipçisi olacağımız herkes tarafından bilinmelidir.
İŞSİZLER, YOKSULLAR HERKES 26 MAYIS'TA ALANA ÇIKMALI
Türkiye'de özelleştirmeler, işsizlik, yoksulluk, güvencesiz çalışma gibi sorunlar topladığında 26 Mayıs'ta greve çıkmak ve eylemi örgütlemek "en doğal, en meşru hakkımızdır. İktidarın bu demokratik tepkiyi, bu grevi, bu eylem kararını dikkate alması gerekmektedir. 4 konfederasyonun birlikte aldığı bu kararın birlikte göğüslemesi gereklidir. Eylemi birlikte gerçekleştirmek önemlidir. Ancak diğer konfederasyonlar eylemden vazgeçseler dahi biz aldığımız kararın arkasındayız. “Söz verdik. Sözümüzü tutacağız.”
22 Şubatta;
- Başta 4-B, 4-C, 50-D olmak üzere tüm güvencesiz, kuralsız, esnek istihdam uygulamalarının terk edilmesini,
- Eğitimde özelleştirme, sözleşmeli, ücretli, kadrosuz çalıştırmaya son verilmesini,
- Sağlıkta katılım ve katkı payından vaz geçilmesini,
- Asgari ücretin "insanca yaşamaya yeterli ücret" olarak yeniden saptanmasını..
- Kamusal kaynakların sermayeye değil, istihdam yaratacak yatırımlara aktarılmasını istiyoruz.
Bu taleplerimizin hiç biri karşılanmadığından;
- 4/B, 4/C ve diğer esnek, kuralsız, sefalete karşı Grevdeyiz..
- İşsizliğe, güvencesizliğe, örgütsüzlüğe güvencesiz istihdam biçimlerine karşı karşı Grevdeyiz...
- Krizin bedelini ödememek için, emekçilerin haklarının gaspına karşı Grevdeyiz..
- Sermaye yanlısı politikalara karşı Grevdeyiz.
- Cinsiyetçi politikalara, kadına yönelik şiddete ve çocuk istismarına karşı Grevdeyiz!
- Açlık k sınırının altındaki asgari ücrete karşı Grevdeyiz..
- Kamu Emekçilerinin Grevli Toplu İş Sözleşmesi Hakkının gaspına karşı Grevdeyiz!
Bu ülkenin emekçileri olarak sözümüz var, TEKEL direnişçilerine sözümüz var, işsizliğe, güvencesizliğe, örgütsüzlüğe boyun eğmeyeceğiz...
26 Mayıs'ta işyerlerimizde ve alanlarda davullarımızla, ıslıklarımızla, sloganlarımızla, pankartlarımızla taleplerimizi yükselteceğiz.
Sözümüzü Grevle ifade edeceğiz. üretimden gelen gücümüzü kullanacağız.
Biz bu şiarla 26 Mayıs’ ta GREV’de olacağız. Tüm çalışanları, esnafımızı, halkımızı bu Greve katılmaya davet ediyoruz.
Servet KAVUKOĞLU
KESK Dönem Sözcüsü




