Joomla ServiceBest Web HostingWeb Hosting

Darbeciler ve Katliamcılar Bu Ülkenin Kirli Yüzüdür!

Bugün 12 Mart darbesinin 39. yıldönümü. 12 Eylül darbesinin tamamladığı 'yarım' kalmış operasyonun simgeleştiği, en önemlisi Türkiye halkının devrimci önderlerinin yok edildiği bir günün yıldönümü bugün...

12 Mart’ın Şeflerinden olan Genel Kurmay Başkanı Memduh Tağmaç’ın: 'Sosyal uyanış, ekonomik gelişmeyi aştı, önünü kesmek gerekir' cümlesini 12 Mart darbesinin ne için yapıldığını açıkça göz önüne sermektedir.

Nihat Erim özgürlüklerin üzerini şalla örteceklerini söylemişti. Ama şalla değil kanla örttüler. Bombalarla, mermilerle örttüler.

12 Mart darbesi özgürlükçü,ilerici, barıştan yana güçleri tasfiye etmeyi hedeflemiştir. Aslında bir eğilimi de tasfiye etmeyi hedeflemiştir.

Demokratik ortamda gelişen, halka da yansımaya başlayan, toplumsal uyanış ve sol hareketlerin nasıl tasfiye edildiğini, 68 kuşağının öncüleri Deniz'lerin, Mahir'lerin, Sinan'ların, İbrahim'lerin nasıl öldürüldüğünü, binlerce devrimci ve aydının 'balyoz operasyonları' ile nasıl işkenceden geçirildiğini, cezaevlerine atıldığını Unutmadık! Unutmayacağız!

12 Mart’ta sadece 71 devrimcilerinin değil, bütün bir 70'li yılların Kürt ve Türk devrimcilerinin katledilmek istendiğini biliyoruz.

12 Mart darbesiyle hesaplaÅŸamadık. HesaplaÅŸabilseydik  12 eylül darbesinin olmasını önler ve ülkemizi karanlığa götürecek bir katliam darbesinin de önüne geçmiÅŸ olurduk.. Türkiye'yi 12 Mart darbesine hazırlayan, 12 Mart cinayetlerini ve katliamlarını yapan kadronun ve finansörlerinin 70'li, 80'li, 90'lı yıllarda, hatta günümüzde iÅŸ başında olduÄŸunu, Jitem, Ergenekon gibi farklı isimlerle katliamcı, faÅŸizan zihniyetinin sürece hakim olduÄŸunu olmaya çalıştığını görmek gerekir. Darbecilik sürüyor, 12 Mart sürüyor ya da dün bugündür.

16 Mart'ta, Balgat'ta, Bahçelievler'de, Malatya'da, Sivas'ta, kısacası 70'li yıllar boyunca Türklere özgü 'Endonezya tipi tenkili' komünizme karşı 'Milliyetçi Cephe' kisvesi altında gerçekleştiren Demirel'lerle, Türkeş'lerle, Bayar'larla hesaplaşamadık.

12 Martla hesaplaşamadığımız içindir ki, 16 Mart'ta, Balgat'ta, Bahçelievler katliamını yaşadık. 12 Mart 1995 yılında Gazi mahallesi katliamını yaşadık.'Kürt-Türk kardeşliğini daha az sancılı yoldan kuramadığımız' içindir ki Halepçe katliamına tanık olduk.

Bugün çok yakın bir tarihte yaşanan Gazi Katliamının da 15. Yıldönümü.Gazi katliamı unutulabilir mi? Nasıl unutabiliriz. Yaralıları hastaneye götürme fırsatı bile vermediler. Saldırganları korumak için davayı Trabzon'a aldılar. Bu olayın sorumlusu o dönemin Başbakanı, valisi, emniyet müdürüdür. Veli Küçük'ün görevlendirdiği adamlar bu katliamı gerçekleştirmiştir. Bugün Ergenekon adı verilen derin devlet gerçekleştirmiştir. Katliamın silahları da yakın zamanda İstanbul ve Ankara'da yer altından çıkmıştır.

Gazi katliamı Ergenekon davasının içine sokuldu. Fakat üzerine gidilmiyor. Bir an önce faillerinin yargılanması ve bunu yapan derin devletin ortaya çıkartılması lazım.

Ancak bu katliamların sorumlularının ortaya çıkarılması işide bizim görevimiz. Yaşadığımız topraklar sürekli kitlesel ve sistematik katliamlar oluyor. Katliamların arkasındaki güçleri biliyoruz. Ortaya çıkarmak için el ele vermeliyiz.

Vuran, vurulan, savunan ve yargılanan da aynı. Failleri yakalayıp, yargılamak bize düşüyor.
F5CDCE518229-13
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Şuan Bağlı
Yok
Hatay Haritası

hatay

Haberlere Abone Ol







Türkiye Otoyol Haritası
Otoyol